« Aralık 2008 »
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
 
E-mail  
 
TELEFON REHBERİ :: ::
 
  
CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR POLİKİNİĞİ

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar polikliniği ( STD polikliniği), cinsel yolla bulaşan hastalıklara tanı konulması,tedavi edilmesi ,uygun prosedür içinde bulaşmış hastalığın takibi, önlenmesi, tanıtılması, halk arasında çekinilen ve konuşulmayan bir konunun bireylerle birebir paylaşılıp,hasta mahremiyeti çerçevesinde çözümlenmesi ve bireylerin sağlıklı kılınması amacıyla hizmet vermekte olan bir polikliniktir.Polikliniğimiz modern tıbbın tüm tanı ve tedavi yöntemlerini uygulamaktadır . Polikiliniğimizde çiftler birlikte değerlendirilip, gerekirse eşlere de tetkik ve tedavi uygulanır. Cinsel yol ile bulaşan hastalıklar (CYBH) bir kişiden diğerine vajina, ağız ve makat yoluyla cinsel ilişki sırasında bulaşan hastalıklardır. CYBH, cinsel organlardaki basit bir iltihaptan, kısırlığa ve diğer bir çok ciddi hastalığa kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. AIDS ve Hepatit-B de cinsel ilişki sırasında bulaşabilen hastalıklardır. Bu başlık altında toplanan hastalıklar iki insan arasında oluşan cinsel nitelikli yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri, virüs, parazitlere bağlı) hastalıklardır. Bu hastalıkların bir kısmı genital bölgede belirtilere neden olurken (kadında vajinal akıntı, erkekte üretradan akıntı, her iki cinste genital bölgede ülser gibi), diğer bir kısmı tüm vücudu etkileyen genel belirtilere neden olurlar (frengi (sifiliz), hepatit B ve AIDS gibi). Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bazen belirti yoktur ya da kişiyi rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmediği sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastalığı başkalarına bulaştırırlar. Cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka süresi) hastalıktan hastalığa farklıdır. Bu süre günler (bel soğukluğu), haftalar (klamidyoz, hepatit B), aylar (frengi) ya da yıllar (AIDS)

Hastalıkların geçişindeki başlıca risk faktörleri;

 

  • Multiple partner oluşu
  • Sık partner değiştirme
  • Düşük sosyoekonomik durum
  • Kontrasepsiyona dikkat edilmemesidir.

 

Aşağıdaki linklere tıklayarak doğrudan ilgili bölüme gidebilirsiniz:

- Bölümümüzde Verilen Hizmetler
- Başvuru koşulları
- Randevu
- Çalışma Saatleri
- Hastaların cinsel yolla bulaşan hastalıklar polikliniğinde yapacakları İşlemler
- Doktorlarımız
- Sıkça Sorulan Sorular
- Hastalara Önerilerimiz

 

Cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili şikayeti olan kadın hastalıkları polikliniğine veya direk olarak polikliniğimize başvuran hastalarımız polikliniğimizde incelenip, değerlendirilir.Bütün hizmetler uzman kişilerce verilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar polikliniği olduğundan gerekirse eşlerde değerlendirilip,gerekli tetkik ve tedavi uygulanır. Poliliniğimizde ayrıca sürekli güncel eğitim çalışmaları yapılmaktadır.

 

Polikiliniğimizde izlenilen hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

HIV enfeksiyonu (AIDS)
Hepatit B

Hepatit C
Bel soğukluğu (Gonore)
Frengi (Sifiliz)
Klamidiasiz

HPV enfeksiyonu (Genital siğil)
Kandidiyazis
Trikomoniyazis
Yumuşak şankır
Granuloma inguinale
Genital herpes (genital uçuk)
Lenfogranuloma venerium
Uyuz
Molloskum kontagiozum

Hastaların cinsel yolla bulaşan hastalıklar şüphesi veya şikayeti olduğunda en kısa sürede ilgili polikliniğimize başvurmalıdır.Hastalarımız direk olarak veya önceden telefonla veya şahsen randevu alarak başvurabilirler. Sosyal güvencesi Bağkur, Emekli sandığı ve SSK emeklisi olan hastalar doğrudan karneleri ile çalışan SSK personeli sağlık karnesi ve vizite kağıdı ile çalışan emekli sandığı personeli kadın hastalıkları ve doğum ünitelerine sevk edilmiş sevk kağıtları ve sağlık karneleri ile hizmet alırlar.Ayrıca ücretli hastalar, hizmetten yararlanabilirler.Özel Banka personelleri ve özel sağlık sigortalılar ücretlerini faturalandırıp kurumdan karşılamak yoluyla hizmet alırlar.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar polikliniği, mesai saatleri içerisinde önceden bilgilendirme ve bazı işlemler için randevu sistemi ile hizmet vermektedir. Hastalarımızın bilgilendirmeleri ve/veya randevuları Cinsel yolla bulaşan hastalıklar polikliniği sekreterliğinden şahsen yada 0312 306 5082 no'lu telefon numarası aracılığıyla alınabilmektedir. Hastaların her muayeneden sonra hastaneden ayrılmadan önce bir sonraki muayene için randevu almaları gerekmektedir. Muayene aralıkları hastanın ilgili doktoru tarafından belirlenecektir.

Sabah 08.00- akşam 16.00 saatleri arasındadır. Kan alma saatleri 08.00-11.00 arasındadır.Mesai saatleri dışında 24 saatlik danışma hattı kurularak , hastalıklar ve işleyiş hakkında bilgi alınabilecektir.

- Resmi evrak: Bütün hastalar ilk olarak kayıt işlemi yaptırırlar.

- Kayıt protokol: Protokol numarası cinsel yolla bulaşan hastalıklar polikliniği protokol defterinden alınır..

- Görüşme Odası: Hastalar doktorla görüştükten sonra gerekli tetkikler istenir, sonuçlar değerlendirilir.

- Kan Ünitesi: İstemleri tamamlanan hasta istem kağıtları ile resmi evrak ünitesinden barkodlarını aldıktan sonra ilgili poliklinikte kanları alınır .

- Kontrol randevuları ve Sonuçların Alınması: Alınan tüm testler tamamlandıktan sonra hepsi aynı güne denk gelecek şekilde hastaya randevu verilir.

- Reçetelendirme ve sağlık kurulu: reçeteler aynı ünitenin içinde bulunan başhekimlikte onaylandıktan sonra SSK lı hastalar hastane bahçesindeki SSK eczanesinden ilaçlarını alabilirler.

- Op.Dr Ümit BİLGE
- Op.Dr. Perran Möröy
Serviks (rahim ağzı) kültürü,
Fresh preparat
Servikal smear (sürüntü)
Klamidyal kültür
Gonokok (bel soğukluğu) kültürü
HPV DNA
HPV DNA tip tayini
PCR ile HPV tayini
Vulvar biopsi
Serum ELİSA testleri:Herpes antikor
Klamidya antikor
Sifiliz için kan testi :VDRL-RPR
Gerekirse diğer kan testleri
Gereken durumlarda eşlerden de belirlenen tetkikler, uygun biçimde alınır ve incelenir.

Tanı konulan hastalarda tıbbi ilaç tedavisi yanısıra ,lokal ilaç uygulamaları, koterizasyon ve/veya lokal egzisyon gibi tedaviler uygulanmaktadır.Hastalar, hastalık tam anlamıyla bitinceye kadar aralıklarla takip edilmektedir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar başlığı altında toplanan bazı hastalıklar :

Gonore(bel soğukluğu) ve klamidyalara bağlı jinekolojik enfeksiyonlar:

Gonore ve klamidya adı verilen iki ayrı bakteri türü, taşıyıcı erkekten kadına cinsel temasla bulaşarak kadının genital organlarında yaygın bir enfeksiyona yolaçabilmektedir. Pelvik enfeksiyon (Pelvic Inflammatory Disease-PID) adı verilen bu durum fallop tüplerinde tıkanmaya ve pelvis organlarında yapışıklıklara yolaçabilmekte, dahası yaygınlaştığında hayatı tehdid eden bir hastalık tablosu oluşturabilmektedir.

Gonokokların Laboratuvar Tanısı

 

Örnek Alımı

• Gonokok tanısı için genital yol, idrar, anal bölge, farinks, konjunktiva, bartolin bezi, endometrium, kan, eklem sıvısı, deri lezyonu ve yenidoğanda mide sıvısı örnekleri incelenebilir

Klamidya laboratuvar Tanısı

Muayene Maddesinin Alımı

•  Etkenin hücre içine yerleşip üremesi nedeniyle, örnek alınırken akıntı değil rahim ağzındaki hücrelerinin kazınmasına dikkat edilmelidir

 

Erkeklerde "belsoğukluğu" adı verilen hastalıktan sorumlu gonore ve yine erkeklerde üretra (idrar boşaltım kanalının son kısmı) enfeksiyonlarına neden olan klamidya sıklıkla belirti vermeden bulunmakta, bazı durumlarda sperm ileten kanallarda daralmalara yolaçarak kısırlık nedeni olabilmektedir. Kadınlarda da tüplerin tıkanması ve genital organlarda oluşan tıkanıklıklar kısırlığa ve dış gebelik riskinin artmasına neden olmaktadır. Kadınlarda tüplerin tıkalı olması en önemli kısırlık nedenlerinden biridir ve en önemli nedeni cinsel yolla bulaşan bakterilere bağlı olarak gelişmiş pelvik enfeksiyonlardır. Kadında pelvik enfeksiyonlar belirtisiz seyredebileceği gibi sıklıkla akıntı ve kasık ağrısı şeklinde belirti verirler. Kadınların bu belirtiler konusunda duyarlı olmaları,hemen bir doktora başvurmaları gereklidir. Bu muayene kasık ağrısı ve akıntının pelvik enfeksiyona bağlı olup olmadığının saptanmasında ve erken tedavisinde önemlidir.

Genital ülser hastalıkları :

Bu grupta yeralan hastalıklar cinsel yolla bulaşan ve erkek ve kadında genital bölgede ülser (yara şeklindeki lezyon) oluşumuyla belirti veren hastalıklardır. Bu grupta en sık Herpes Simpleks enfeksiyonu (genital "uçuk" hastalığı) ve sifiliz (frengi) görülür. Diğer genital ülser hastalıkları nispeten daha ender görülür (şankroid, lenfogranuloma venereum ve granuloma inguinale). Genital bölgede ülser behçet hastalığı, kanser, ilaç allerjisi gibi nedenlere bağlı olarak da görülebilir.

 

Herpes simpleks enfeksiyonu (genital bölgede "uçuk" hastalığı):

Dudaklarda ve dudak çevresinde görülen uçuğa benzer lezyonların çok sayıda ve gruplaşmalar şeklinde ve çok daha şiddetli belirtilerle genital bölgede ortaya çıkmasıdır. Dudak uçuğuna yolaçan Tip 1 Herpes Simpleks virüsü (HSV 1) tarafından oluşturulabileceği gibi daha sık olarak cinsel temasla geçen HSV 2 tarafından oluşturulur.
Virüs bir kez vücuda yerleştiğinde belli dönemlerde tekrarlayıcı enfeksiyonlara yolaçar. İlk enfeksiyon oldukça ağrılı ve kaşıntılıyken, ikinci ve sonraki enfeksiyonlarda daha hafif belirtiler gözlenir.
Bu enfeksiyonun kadın açısından en önemli özelliği gebelik döneminin sonlarında ortaya çıktığında doğum kanalından bebeğe bulaşarak bebeğin hayatını tehdideden enfeksiyonlara yolaçma riski olması ve bu nedenle sezeryan ile doğum gerektirebilmesidir.

Sifiliz (frengi):

Sifiliz etkeni olan bakteri (Treponema Pallidum) vücuda ilk girdiğinde kendini şankr adı verilen düzgün kenarlı ağrısız bir genital ülser şeklinde gösterir. Bu dönem hastalığın tedavisi için en uygun dönemdir. Tedavi edilmezse bu ülser 6-8 haftada kendiliğinden kaybolur ancak hastalık ilerlemeye devam eder ve belli bir süre sonra kendini çeşitli cilt döküntüleri, iç organ bozukluklarıyla gösterebilir. Bu dönemde de tedavi edilmezse bu belirtiler 4-12 hafta gibi bir zamanda kaybolur ve hastalık "iyileşmiş" izlenimi verir. Ancak belirtisiz geçen yaklaşık bir on yılın ardından hastalık kendini ciddi kalp-damar hastalıkları, nörolojik hasarlar ve diğer iç organ tutulmalarıyla gösterir.
Hastalığın her dönemde tedavisi mümkün olmakla beraber, ne kadar erken tedavi edilirse sekel ve organlarda kalıcı bozukluk bırakma riski o kadar düşer.

Kadınlar açısından sifilizin diğer önemli bir yönü erken gebelik döneminde hastalığa yakalanıldığında enfeksiyonun plasenta yoluyla bebeğe bulaşma ve doğacak olan bebekte çok ciddi anomalilere yolaçabilme riskidir.

Genital kondilomlar (genital siğiller):

Human papilloma virus (HPV) adı verilen virüsün cinsel temasla genital bölgeye yerleşmesi sonucu oluşan değişik sayı ve büyüklükte kitlelerdir. Virüs vücuda yerleştiğinde zaman zaman tekrarlayıcı enfeksiyonlara ve yeni kitlelerin oluşmasına neden olur. Kadında erkeğe göre daha sık belirti verir. Kitleler mikroskopla tanınabilecek kadar ufak olabilecekleri gibi, çok sayıda kitlenin yanyana gelmesiyle adeta karnıbaharı andıran bir şekil alabilirler. HPV olağanüstü bulaşıcı bir virüstür ve gerçek cinsel birleşme olmaksızın yanlızca genital bölgelerin yakın teması ve hatta umumi tuvaletlerden bile bulaşabilir.

Kondilomların tedavisinde kitlelerin cerrahi yöntemle çıkarılması, koter yardımıyla yakılması ya da kriyoterapiyle dondurulması, ya da krem şeklindeki çeşitli ilaçlarla "eritilmesi" yöntemlerinden biri ya da birkaçı beraberce uygulanabilir. Burada amaç görünen lezyonların tümüyle ortadan kaldırılarak kitlelerin tekrar oluşma riskinin ve bulaştırıcılığın azaltılmasıdır. Ancak ne kadar iyi uygulanırsa uygulansın hiç bir tedavi yöntemi virüsü vücuttan tam olarak uzaklaştırmada etkili değildir.

Kondilomlara bağlı ortaya çıkan estetik problemler dışında HPV'nin en önemli özelliği virüsün bazı alttiplerinin kanserojen (kanser yapıcı) özelllikler taşımasıdır. Kanserojen özelliği olan alttipler genellikle kondilom yapmadan sessiz bir şekilde vücuda girerler ve hücrelerde kanserojen etkilerini başlatırlar. Bu virüsleri taşıyan erkeklerde penis kanseri oluşma riski, kadınlarda da serviks (rahimağzı) kanseri oluşma riski artmıştır.


En sık enfeksiyon yapan alttipler kanserojen etkileri olmayan ve daha çok kitle oluşumu şeklinde belirti veren 6 ve 11 tipleri olmasına karşın HPV tanısı konmuş bir bireyde diğer alttiplerin de sessiz bir şekilde bulunma riski yüksektir. Bu yüzden bu enfeksiyonu taşıyan erkeklerin üroloji uzmanlarının tavsiyesine göre hareket etmelerini, kadınların ise yıllık pap-smear incelemesine ek olarak serviksin,vajinanın ve vulvanın mikroskop altında incelenmesine olanak veren kolposkopik incelemeden de geçmeleri uygundur..

AIDS

Türkçesi "Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu" olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır AIDS, kişiyi hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sisteminin zayıflamasından dolayı ortaya çıkan hastalıklar kombinasyonu için kullanılan tıbbi bir tanımdır. Bağışıklık yetmezliği, HIV in neden olduğu enfeksiyon sonrası ortaya çıkar. Bu virüs insanın bağışıklık sistemini bozarak, vücudun normalde dirençli olduğu birçok hastalığa karşı kendini koruyamamasına neden olur. Bağışıklığını kaybetmiş olan insan vücudu, herhangi bir basit solunum yolu enfeksiyonuna, mantar enfeksiyonlarına ve benzerlerine kolayca yenik düşebilmektedir. AIDS, HIV enfeksiyonunun son safhasıdır.

Hastalığa ait özellikler;

  • Kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle hızla yayılabilmektedir.
  • Kadınlarda ve erkeklerde, yani her iki cinste de görülebilmektedir
  • Her yaştaki insanlarda görülebilir

HIV / AIDS in kesin tedavisi halen yoktur AIDS virüsünü kanında taşıyan kişi ya AIDS taşıyıcısı, ya da AIDS hastası konumundadır. AIDS taşıyıcısı olan bir kişi, hiç bir klinik belirti göstermeden toplum içinde yaşıyabilmektedir. Fakat, belli bir süre sonunda ( ortalama 2 -8 yıl ) taşıyıcı kişi, çeşitli klinik belirtiler göstererek AIDS hastası olmaktadır. AIDS hastasını bekleyen kesin son ise, ( tedavi edici bir ilaç bulunmadığı sürece ) ölümdür.

 

 

HIV / AIDS in Bulaşma Yolları

  1. Cinsel ilişki, kanında HIV taşıyan kişiyle cinsel ilişkide ( vajinal, anal veya oral ) bulunmakla HIV bulaşabilir
  2. Kan yoluyla, HIV / AIDS li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir
  3. HIV / AIDS li anneden gebeliği süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir. Daha az oranda olmakla beraber annenin bebeği emzirmesiyle ( anne sütüyle ) bebeğe HIV bulaşabilir

HIV Nasıl Bulaşmaz

  • El sıkışma
  • Sosyal öpüşme ( yanaktan yanağa )
  • Kucaklaşma
  • Başkasının giysisini giyme ile
  • Tükrük, göz yaşı, ter, öksürük, aksırıkla

HIV / AIDS in henüz koruyucu bir aşısı da mevcut değildir Cinsel yolla bulaşma
HIV enfeksiyonunun en önemli bulaş yolu cinsel temastır. HIV/AIDS her türlü cinsel temasla (homoseksüel, heteroseksüel, vajinal, oral, anal) bulaşmaktadır. Semen (meni) ya da kanla temasa neden olabilecek her türlü cinsel etkinlikte bulaş riski bulunmaktadır. Bu tür bulaşa bağışık hiç kimse bulunmamaktadır.   Bulaş için HIV (+) kişi ile yapılan tek bir cinsel temas bile yeterli olmakta ancak cinsel temas sayısı arttıkça bulaş riski artmaktadır.

Cinsel temas sırasında prezervatif (kondom, kılıf) kullanılmasının koruyuculuğu, , doğru ve sürekli kullanılması, yırtık ya da delik olmaması kaydıyla kanıtlanmıştır. Kadınlar için hazırlanmış olan intravajinal kondomlar da doğru ve sürekli kullanımla etkili olmaktadırlar

Kan ve kan ürünleri ile bulaşma
Kanda virüsün yoğun miktarda bulunması nedeni ile virüsü taşıyan kişilerden alınmış kan ve kan ürünleri ile hastalık bulaşabilmektedir. 1985 yılında antikor testlerinin bulunması ile dünyanın her yerinde kan ve kan ürünlerinin hastaya verilmeden önce HIV yönünden test edilmesi zorunlu kılınmıştır..  Damar içi madde kullanımı alışkanlığının önlenmesi, tedavi edilmesi, kullanılıyorsa ortak enjektör kullanımı risklerinin anlatılması bu grup hastalarda HIV bulaş riskini azaltmaktadır.

Anneden bebeğe bulaşma
HIV gebelik süresince, doğum sırasında ve postpartum (doğum sonrası) dönemde emzirmekle bebeğe geçebilmektedir. Bu oran %20-30'dur. Ancak HIV (+) anneye gebeliğinin son üç ayında, doğumdan sonra da bebeğe antiretroviral tedavi başlanır ve elektif sezaryen uygulanırsa bu oran %8-10'lara düşebilmektedir.
Perinatal(Doğum sırasında) geçişte korunmada önemli olan öncelikle HIV prevalansı(görülme sıklığı) yüksek olan bölgelerde doğurganlık yaşındaki ve HIV enfeksiyon riski olan kadınlara hastalığı öğretebilmektedir. Eğer kadın HIV (+) ise doğum kontrol yöntemleri öğretilmeye çalışılmaktadır. Buna karşın gebe kalan HIV (+) kadınlara erken dönemde kürtaj yapılması pek çok ülke tarafından kabul edilmektedir. Eğer anne adayı bebeği doğurmak istiyorsa gebeliğin son üç ayında anneye, doğumdan sonra da bebeğe

•  24 saat önce ilişkide bulundum, hastalık bana geçmiş midir ?

•  Size muayene gelsem başkası duyar mı ?

•  İhbarı mecburi midir?

•  Eşim anlar mı?

•  Bebeğim olur mu veya etkilenir mi?

•  Bu hastalık eşimin başka bir ilişkisi sonucundamı gelişti ?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bazen belirti yoktur ya da kişiyi rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmediği sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastalığı başkalarına bulaştırırlar. Cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka süresi) hastalıktan hastalığa farklıdır. Bu süre günler (bel soğukluğu), haftalar (klamidyoz, hepatit B), aylar (frengi) ya da yıllar (AIDS) olabilir.

 

•  Şüpheli ilişkilerde mutlaka kondom (prezervatif) kullanın,

•  Mümkün olduğunca tek partnerle yaşayın,

•  AIDS gibi hastalıklarda , şüpheli ilişkiden ortalama 6 ay sonra testler pozitif olabileceğinden , testleri 6 ayda bir tekrarlayınız,

•  Doktorunuza doğruyu söyleyip, doğru danışmanlık alın,

•  İlaçları düzgün kullanıp, istenilen zamanda kontrole gidin,

•  Kendi öğrendiklerinizli çevrenizle paylaşın

Ana Sayfa :: Doktorlarımız :: Birimlerimiz :: Hakkımızda :: İletişim
Bu site Elmas Yazılım tarafından hazırlanmıştır - 2004 © Tüm hakları saklıdır.