|
İlk Kez Gelen Hastalara Yapılacak Tetkikler Nelerdir ?
· Kan şekeri , karaciğer fonksiyon testleri,böbrek fonksiyon testleri , lipid profili gibi biyokimya testleri
· Tam kan sayımı ve sedimentasyon
· Muayene ve pelvik ultrasonografi, pap smear testi, Vajinal sürüntü kültürü,
· Meme muayenesi ve ultrasonografisi
· Kemik Mineral Dansitometresi
· Psikolog görüşmesi
· Diyetisyen bilgilendirmesi ve sağlıklı beslenme önerileri yapılmaktadır.
Yıllık kontroller ve ara kontrollerin randevusu hastadan hastaya değişebilmekte alınan ilaç ve sonuçlara göre tetkikler belirlenerek uygun randevular verilmektedir.
Adolesan Nedir ? Kaç Yaş Grubunu İçerir?
Adolesan çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi olup 10-24 yaş grubunu kapsamaktadır.
Ülkemiz genelinde 10 -24 yaş arası nüfus 20 Milyon civarında olup %28 oranına sahiptir. 2025 yılında bu oranın yaklaşık % 33 olması beklenmektedir.
Adolesanın üç evreden oluşmaktadır bunlar;
• 10-14 yaş arası - Erken adölesan
• 15-17 yaş arası - Orta adölesan
• 18-24 yaş arası - Geç adölesandır.
Adolesan sorunları nelerdir?
|
Erken Adolesanda
|
• 10-14 yaş arası
• Biyolojik değişikliklerle başetme çabası
• Hızlı büyüme - psikososyal gelişim uyumsuzluğu
• İkinci bireyselleşme dönemi
• Akranlarından farklılık stresi
• Duygu,davranış,yorum ve ifadede aşırılık
• Sık duygusal dalgalanma
• Somut düşünceden soyut düşünceye geçişin başı
• Cinselliğe ilgi artışı-aynı cinsle arkadaşlık
|
|
Orta Adolesanda
|
• 15-17 yaş arası
• Hızlı büyümenin yavaşlaması,
bedenine alışma
• %50’sinde soyut düşünme yeteneği
• Cinsel kimlik gelişimi
• Arkadaş grubu ile bütünleşme – karşı cinse ilgi artımı
• Anne-babadan uzaklaşma süreci
• Pişmanlık,utanç,güvensizlik,çekingenlik duyguları
|
|
Geç Adolesanda
|
• 18-24 yaş arası
• Büyüme,cinsel gelişme tamamlanır
• Duygular,beceriler,deneyimler,özdeşimlerle kimlik duygusu gelişir
• Sosyal ilişkiler,arkadaş grubundan kişisel ilişkilere döner
• Gelecekle ilgili daha gerçekçi hedefler belirlenir
• Büyüklerden yardım isteme ve akıl danışmaktan rahatsızlık duyulur
|
Adolösan Muayenesi Nasıl Yapılır?
• Sıcak görünümde,genel muayeneden ayrı bir bölümde
• İsterse ebeveynleriyle veya ayrı görüşme
• Yazılı onam alınarak (ebeveyn ve adölesandan)
• Psikososyal öykü ile fiziki öykü birlikte yapılır.
Adolösanda sık görülen sorunlar nelerdir?
Adolösanda Cilt Problemleri Nelerdir?
Dermatoloji polikliniğinde 10-24 yaş arasındaki gençlerde cilt hastalıklarının tanı ve tedavisi yapılmaktadır. Bu yaş grubunda en sık rastlanılan cilt sorunu akne vulgaris (ergenlik sivilcesi) dir. Genç nüfusun %90’ında değişik derecelerde akne bulgularına rastlanmaktadır. Akne 20’li yaşlara doğru kendiliğinden düzelebileceği gibi 40 yaş ve sonrasına kadar da devam edebilir. Erken dönemde tedavi edilmezse ciltte kalıcı izlere neden olabilir ve bu izlerin tedavisi erken döneme göre çok zordur, hatta tedavi her zaman başarıyla sonuçlanmayabilir. Akne bireyin kendine güvenini ve sosyal ilişkilerini negatif yönde etkileyebilir. Bu yüzden aknenin erken dönemde tedavi edilmesi, hem ciltte kalıcı izlerin oluşmaması, hem de bireyin psikososyal gelişiminin bozulmaması açısından önemlidir. Tedavi, doktor kontrolünde yapılmalıdır. Doktor dışındaki kişiler tarafından yapılan bilinçsiz müdahaleler yarar yerine zarar verebilir ve geri dönüşümsüz hasarlara neden olabilir.
Polikliniğimizde ikinci sıklıkla gördüğümüz cilt rahatsızlığı da, kıllanmadır. Bu şikayetle başvuran hastalar, Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı ve Dermatoloji uzmanı tarafından birlikte değerlendirilir ve beraberinde olabilecek diğer hastalıklar yönünden araştırılır. Kıllanma artışı olarak da bilinen hirşutizm, birçok nedenden kaynaklanabilir. Etkene yönelik tıbbi tedaviler uygulandığında daha çok yeni kıl oluşumu azalır. Mevcut olan kılların yok edilmesi için de mekanik yöntemler kullanılmaktadır. En etkili ve kalıcı yöntem, elektro ve lazer epilasyondur. Elektroepilasyonda tek tek kıl köklerine elektrik akımı verilerek kalıcı kıl kökü hasarı oluşturulur. Bu yöntem, basit bir yöntem olmakla birlikte yanlış uygulamalar sonucu yanık, enfeksiyon ve lekeler gibi komplikasyonlar gelişebilir. Hijyenik koşullarda, deneyimli kişiler tarafından doktor kontrolünde yapılmasıyla daha iyi ve sağlıklı sonuçlar alınmaktadır. Lazer epilasyonda ise birden fazla kıl köküne güçlendirilmiş ışık demeti uygulanarak tüylerde kalıcı azalma ve incelme sağlanır. Lazer epilasyon, sadece doktorlar tarafından uygulanması gereken bir yöntemdir. Her iki yöntemde, hastanın tedaviye cevabı ve seans süresi kişiden kişiye değişmektedir.
Gençlerde sık rastlanan kozmetolojik diğer bir sorun da ciltte oluşan çatlaklardır. Aşırı kilo alımına bağlı olabileceği gibi bazı hastalıkların ilk bulgusu olarak da karşımıza çıkabilir. Oluşmuş çatlakların tedavisi zor olmakla birlikte imkansız değildir. Tıbbi tedavi sırasında mutlaka diyet de yapılmalıdır.
Amenore Nedir?
Adet kanamasının hiç olmaması veya adetlerin başladıktan sonra herhangi bir nedenle durmasına AMENORE denir.
FİZYOLOJİK AMENORE;
o Puberte öncesinde
o Menarş sonrası ilk yıl
o Gebelikte
o Laktasyon döneminde
o Menapoz sonrasında
PATOLOJİK AMENORE;
o PRİMER AMENORE
Normal seks karakterleri varlığında 16 yaşına dek, yokluğunda ise 14 yaşına dek menstruasyon olmamasıdır
o SEKONDER AMENORE
Önceden menstruasyon gören kadında mensin 3 siklus ya da 6 ay boyunca olmamasıdır.
Hirsutizm ve PCOS
Oluşabilecek Sorunlar;
İnfertilite-kısırlık
Adet bozuklukları
Hiç adet görmeyen kadınlar olduğu gibi, 2-3 ayda bir kanaması olanlar da vardır.
Hirsutism saç dökülmesi ve akneler
Rahim kanseri riski artar
Risk 3 kat artar
Meme kanseri riski artar
Menopoz sonrası yıllarda bu kadınlarda meme kanseri oranı 3-4 kat artmıştır. Ancak arada ilişki olduğu henüz kesin kabul görmüş bir fikir değildir.
Kalp hastalığı riski artar
İnsülin direnci olan hastalarda şeker hastalığı riski artar
• KONTRASEPSİYON: Korunma Yöntemleri
• CYBH (STD): Cinsel Yolla Bulaşıcı Hastalıklar
Her 20 adölesandan birinde STD görülmektedir.
HIV enfeksiyonlarının %50’den fazlası 10-24 yaş arasındadır.
Cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar Şunlardır.
|
o Sifiliz
o Ulkus molle
o Granuloma inguinale
o Lenfogranuloma venerum
o Genital herpes
o Gonore
o AIDS
o Kondiloma akuminata
o Molluskum kontagiosum
|
o Viral hepatitler
o Klamidya infeksiyonları
o Üretrit, vajinit, proktit ve enteritler
o Diğer infeksiyöz deri hastalıkları
Paraziter infestasyonlar
( Skabies, pedikulozis pubis)
Mantar infeksiyonları
Tuberkuloz şankrı
|
• PELVİK AĞRI
Ağrılı adet kanamasına dismenore denilir. Ergenlik döneminde primer dismenore (spesifik bir jinekolojik probleme bağlı olmayan) sık görülür. İlk adetten genellikle 6-12 ay sonra ve 20 yaşından önce başlar. Sekonder dismenore ise spesifik bir jinekolojik nedene bağlı olan ağrılı adettir. Adet döneminin başlaması veya 20 yaşından sonra görülür. Erişkin hayatta özellikle en çok endometriyozis dismenoreye neden olur.
Ergenlerde dismenore sıklığı % 45-60 arasındadır ancak bunların sadece
% 15'i, bu yakınma ile doktora başvururlar. Dismenore şikayeti olan genç kızların sadece % 30'unda ailelerinin bu durumdan haberi vardır. Annesi dismenore şikayeti olan genç kızlarda dismenore daha sık görülür. Dismenore yaşla ve cinsel olarak olgunlaşma ile daha sık görülür ve 14-16 yaşlar arasında görülmeye başlayan dismenore en fazla 17-18 yaşlarında görülür. Psikolojik faktörler, myometrial faktörler ve prostaglandinler en fazla üzerlerinde durulan nedenlerdir
Premenstrual Sendrom
Bilimsel olarak premenstrual sendrom hala kapalı bir kutudur. Çünkü sebebi, patolojisi ve tedavisi hala kesin olarak ortaya konulmamıştır. Tanım olarak, adet döneminin sonunda (luteal faz) görülen fiziksel, ruhsal ve davranışsal değişikliklerin, adet döneminin başlaması ile son bulmasıdır. Geçmişte Fransızlar tarafından, akıl hastalığı olarak değerlendirilmiştir. İngiltere ve Amerika'da ise suçluların ceza sürelerini hafifletmek için kullandıkları bir yol olarak ortaya konulmuştur.
Semptomların menstrual dönemin son evresinde (luteal evre) başlayıp menstruaston kanamasından 1-2 gün sonra bitmesi, birçok menstrual siklusta semptomların tespit edilmiş olması ve tekrarlayan semptomlara herhangi bir medikal veya psikolojik rahatsızlığın neden olmaması gerekmektedir.
• ERKEN ve GEÇ PUBERTE
• PSİKOLOJİK SORUNLAR
• ADOLÖSAN GEBELİK
Adolesan gebelerde gebelik komplikasyonları ve prenatal sorunlara daha sık rastlanır. Ayrıca adolesan gebelerde emosyonel stres ve sosyal sorunlar daha sıktır. 16-19 yaş grubundaki gebelerde obstetrik riskler anne yaşından daha çok, yetersiz beslenme, yoksulluk, kötü sağlık koşulları, sigara, alkol, ilaç gibi kötü alışkanlıklar ve genital enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Preterm doğum, gelişme geriliği, preeklamsi en sık karşılaşılan obstetrik sorunlardır. 15 yaş ve altında ise oluşan sorunlar daha çok fizyolojik immaturite ile ilgilidir. 1994 yılında yayınlanan bir çalışmada 16.500 nullipar kadın incelenmiştir. 11-15 yaşları arasındaki gebelerde preterm doğum gibi komplikasyonlarda artış bulunurken, 16-19 yaşları arasındaki gebelerde ise yetişkin gebelerden daha farklı sonuçlara rastlanmamıştır. Yine aynı yılda yayınlanan bir başka çalışmada ise 261 tane 15 yaş ve altı gebe ve 261 tane 20-29 yaşları arsındaki kontrol grubu gebelerle karşılaştırılmıştır. Her iki grup arasında doğum eylemi anormallikleri, sezaryen oranları, ortalama doğum kiloları ve preterm doğum oranları açısından fark bulunmamıştır. İki grup arasında sezaryen sıklıkları arasında fark olmaması, adolesanlarda kemik pelvisin yeterince gelişmediği ve buna bağlı sefalopelvik uyumsuzluk ve sezaryenle doğumun bu yaşlarda artmış olduğu görüşünü çürütmektedir. Bu konuda tam bir görüş birliği yoktur. Fakat tahminlere göre postpubertal gebeliklerde yaşa bağlı sorunlar gelişme olasılığı yüksektir. Uterin ve servikal kan akımı yeterli olmadığı için adolesan gebe subklinik genital enfeksiyonlara yatkındır. Bu enfeksiyonlar sonucunda artan prostaglandin salınımı preterm doğumu artırır. Adolesan gebe hala kendisi büyümesini sürdürdüğü için besin maddelerini gelişmekte olan fetüs ile paylaşmak zorundadır. Bu nedenle fetüste düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği olur. Bir görüşe göre ise menarjdan iki yıl geçtikten sonra olan gebelikler ve sonuçlarına yaşın etkisi sınırlıdır. Özellikle ikinci gebelik adolesan yaşta olursa prematurite ve düşük doğum ağırlığı riski yüksektir.
o Adolesan gebeliği önlemek için bölgede mevcut annelerin kız
o çocuklarını erken evlendirmesini önlemeye yönelik eğitim verebilir.
o Anneleri, kız çocuklarına evlilik öncesi uygun arkadaşlıklar
o kurabilmesini sağlayacak eğitim vermesi için eğitebilir.
o Bölgede 18 yaş altı evlilik saptandığı takdirde adolesan gebelik
o oluşmaması için ısrarlı doğum kontrolü eğitimi verebilir.
o İstenmeyen adolesan gebelikle karşılaşıldığında ailenin sorunu
o en az fiziksel, sosyal ve duygusal zararla çözmesi için eğitim ve
o destek verebilir.
o Konunun namus sorunu haline gelmesini ve adolesan gebe için
o yaşamsal tehlike teşkil etmesini önlemek için girişimde bulunabilir.
o Mevcut gebeligin mümkün olan en uygun ortamda izlenmesini
o sağlamaya çalışabilir.
o Gebeliğin cinsel örseleme ya da enseste bağlı olup
o olmadığını araştırarak gerekli kurumları harekete
o geçirebilir.
|