« Aralık 2008 »
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
 
E-mail  
 
TELEFON REHBERİ :: ::
 
  
İNFERTİLİTE KLİNİĞİ
İnfertilite kliniği , üreme sağlığı alanında ülkemizin en köklü ve deneyimli kliniklerinden biri olup Reprodüktif Endokrinoloji departmanının içinde hizmet vermektedir.Özellikle laparaskopi alanında sadece kendi asistanlarını eğitmekle kalmamış, ülkenin dörtbir köşesinden pek çok kadın hastalıkları ve doğum uzmanı içinde kurslar düzenlemiştir.
Çalışma ekibi rotasyonlu bir sistem içerisinde klinik şefi, klinik şef muavini, uzman ve asistan doktorlardan oluşmaktadır.Gerekli durumlarda hastalar, diğer branş hekimleri ile konsülte edilmektedir.

- Bölümümüzde Verilen Hizmetler
- Başvuru Koşulları
- Randevu
- Çalışma Saatleri
- Hastaların İnfertilite Kliniğinde Yapacakları İşlemler
- Sıkça Sorulan Sorular

 
İnfertilite kliniği, çocuk sahibi olmakta problem yaşayan çiftlerin yanısıra, anormal tüylenme (hirşutizm), emzirme dönemi dışında göğüslerden süt gelmesi (galaktore), tekrarlayan gebelik kayıpları-düşükler, adet kanamalarının onaltı yaşına kadar hiç başlamaması veya başlayan adetlerin sonradan kesilmesi (amenore), erken menopoz (kırk yaşından önce adetlerin kesilmesi), çocuk isteği olan ve myom, anormal kanama gibi şikayetleri olan hastalara hizmeti amaçlamaktadır.
İnfertilite problemi olan çiftler polikliniğimize birlikte başvurmalı ve gelirken yanlarında daha önce yapılmış olan tetkik ve tedavi sonuçlarını da getirmelidirler. Yapılacak tetkikler standart olarak kadında adetin 3. günü başlar. Erkekten istenecek olan semen analizi ise 3 günlük cinsel perhizi takiben yapılır. Bu nedenle hastalarımızın polikliniğimize başvururken bu süreleri dikkate almaları tedavi sürelerini hızlandıracaktır.
Bağkur, Emekli Sandığı, Yeşil Kart ve SSK gibi resmi sosyal güvenlik kuruluşlarına bağlı olan hastalar, klinikteki hizmetlerden ücretsiz olarak yararlanırlar.Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna üye olmayan hastalar da, bu hizmetlerden ücretli olarak faydalanabilirler. Özel banka personelleri ve özel sağlık sigortalılar ise ücretlerini faturalandırıp kurumlarından karşılamak yoluyla hizmet alırlar.
İnfertilitede tetkikler genellikle adetin 3. günü başladığı için , hastalarımız herhangi bir randevuya gerek kalmaksızın belirtilen günde polikliniğe başvurabilirler.Ancak ilaçlı rahim filmi (HSG) tetkikleri randevulu olarak yapılmaktadır. Bu tetkik için hastalar adet dönemlerinin başlarında şahsen başvurarak veya telefon ile randevu alabilirler (Tel No:-0312- 306 57 97)
Sabah 08.00-16.00 saatleridir. Kan alma saatleri ise 08.00-11.00 arasıdır. Kan tetkiki için hastaların tercihen aç olması gerekmektedir.
-Resmi evrak ve vezne: Bütün hastalar ilk olarak sahip oldukları sosyal güvencelerine gore kayıt işlemi yaptırırlar.

-Kayıt protokol: Hastalar poliklinik içerisindeki danışma deskinden kayıt protokolü alarak, muayene odalarına yönlendirilirler.

-Muayene odaları

-Kan ünitesi: Muayene veya görüşmeleri tamamlanan hastalar istem kağıtları ile resmi evrak ünitesinden barkodlarını aldıktan sonar kan ünitesine başvurur.

-USG ünitesi: Kendilerinden ultrasonografi istenen hastalar istem kağıtları ile resmi evrak ünitesinden barkodlarını aldıktan sonra poliklinik içindeki danışma deskine başvururlar. Hastalar buradan USG ünitesine yönlendirilirler.

-Sonuçların alınması: Hastalar sonuçlarını çıktığı gün danışma deskinden alarak hekime gösterirler.

-Yatış: Eğer hastaya cerrahi bir işlem yapılması gerekli görülürse görevli hekim tarafından ilgili tetkikler istenerek hastaya ameliyat için uygun güne yatış randevusu verilir.

-SORU: İnfertilite nedir?
YANIT: İnfertilite, 18 yaş üzerinde olan ve 12 ay boyunca korunmadan, düzenli cinsel ilişkide bulunan çiftlerde gebeliğin oluşmaması olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre evli çiftlerin %10-15’i infertile olarak kabul edilmektedir.

-SORU: Gebeliğin oluşması nelere bağlıdır?
YANIT: Döllenme ve gebelik birçok biyolojik faktör ve sürecin katıldığı komplike bir işlemdir.Erkek sağlıklı sperm üretmeli, kadın sağlıklı yumurta üretmeli, spermler yumurtaya ulaşabilmeli ve yumurtayı dölleme kapasitesine sahip olmalıdır. Döllenen yumurta kadın rahmine tutunabilmeli ve hem embriyo hem de anne rahminin koşulları sağlıklı bir bebeğin normal zamanında doğması için yeterli olmalıdır. Bu yollardaki biyolojik faktörlerin herhangi birinde problem olursa infertilite oluşabilir.

-SORU: İnfertilite hangi cinsiyette daha sık görülür?
YANIT: İnfertilitede kadın ve erkek kaynaklı nedenler yaklaşık olarak birbirine eşittir. İnfertilite vakalarının % 80’inde infertiliteye neden olan problem ortaya konabilir. % 10-20 infertil vakada ise sebep bulunamamaktadır.

-SORU: İnfertilitede erkeğe ait nedenler nelerdir?
YANIT:Erkeğe bağlı infertilitede azospermi (hiç sperm olmaması), oligospermi (sperm azlığı), sperm hareketlerinin azlığı, sperme veya spermin geçeceği yollar ait yapısal veya işlevsel bozukluklar infertilite nedenleri olabilir.

-SORU: İnfertilitede kadına ait nedenler nelerdir?
YANIT: Kadın infertilitesi genellikle yumurtlama olmamasından, tüplerin kapalı olmasından, ya da rahime ait yapısal bozukluklardan kaynaklanmaktadır.

-SORU: Üreme çağında adetten kesilmenin en sık sebebi nedir?
YANIT: Gebelik. Bu nedenle ilk yapılacak işlem gebelik testidir.

-SORU: Gebe kalmada yaşın önemi var mıdır?
YANIT: Kadınlarda maksimum üretkenlik dönemi 20-25 yaşları arasındadır.30’lu yaşlardan sonra yavaşça düşmeye başlayan bu özellik 37-38 yaşından sonra belirgin bir azalma gösterir.

-SORU: Yaşla beraber üreme yeteneğinin azalmasının nedeni nedir?
YANIT: Yumurtlama oranının azalması, endometriozisin artması, pelvik enfeksiyon veya çevresel toksinlere maruz kalma sonucu olan hasarların toplam riskinde artış ve yaşlanmanın yumurta kalitesi üzerine olan olumsuz etkileri öne sürülmektedir.

-SORU: Semen analizinde anormal sonuçlarla karşılaşıldığında öncelikli olarak neler yapılmalıdır?
YANIT: Erkek faktörünü değerlendirirken başlangıçta bir anormallik bulunursa semen analizini tekrarlamak önemlidir. Çünkü aynı bireyden alınan değişik zamanlardaki semen örnekleri arasında büyük farklılıklar bulunabilir. Spermin uzun olgunlaşma süreci nedeniyle (70-90 gün), viral hastalık, çevresel toksinlere maruziyet, sigara içme, ortam sıcaklığındaki artış gibi olaylar semende birkaç ay sürebilen çarpıcı değişiklikler yapabilir. Aynı şekilde, herhangi bir tedavinin fark edilebilir bir etkisinin olması için 2-3 ay beklemek gerekeceği de hatırlanmalıdır.

-SORU:Tüplerin açık veya kapalı olması nasıl anlaşılabilir?
YANIT: Histerosalfingografi-HSG-(ilaçlı rahim filmi) tubal açıklığı görmek için kullanılan bir tetkiktir. Burada, radyoopak bir boya serviksten (rahim ağzından) enjekte edilirken karın grafisi çekilir. Bu metodla boyanın tüplerden serbestçe geçip geçmediği, fallop tüplerinin bozuklukları ve uterusun (rahmin) yapısı hakkında bilgi edinilebilir. Ayrıca laparoskopi sırasında özel bir boyalı sıvının (metilen mavisi) rahim içine verilmesi de tubal açıklığı belirler.

-SORU: Hastanın öyküsündeki hangi noktalar tüplerde hasar olasılığını düşündürebilir?
YANIT: Daha önceden geçirilmiş dış gebelik ameliyatı, tubal cerrahi, bazı apendisit ameliyatları, tüberküloz, spiral kullanımı, sıhhi olmayan düşük, cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü başlıca risk faktörlerindendir.

-SORU: İlaçlarla yumurtlamayı arttırmanın riskleri var mıdır?
YANIT: Çoğul gebelikler ve yumurtalıkların aşırı cevap göstermesi olası risklerdendir. Yumurtalıklarda aşırı büyüme, karında sıvı toplanması ve bazı kan faktörlerindeki değişiklikler sık rastlanmasa da ciddi boyutlara ulaşabilir.

-SORU: Endometriozis ve çukulata kisti nedir?
YANIT: Normalde sadece rahim içini döşeyen zarın bazı nedenlerle rahim dışına taşarak karın boşluğunda ve buradaki organlarda bulunmasına endometriozis denir. Eğer bu durum yumurtalıklarda kistlere neden olursa çukulata kistleri oluşur.

-SORU: Endometriozisin en sık rastlanılan bulguları nelerdir?
YANIT: Endometrioziste değişik belirtiler olabilir. Hastadaki yakınmalar arasında aylık pelvik ağrı, adetlerin ağrılı olması, cinsel ilişki sırasında ve sonrasında ağrı olması, ve çocuk sahibi olamama yer alır. Bunların sıklığı ve ciddiyetinin, hastalığın yaygınlığından çok bulunduğu yerle ilişkili olduğu düşünülmektedir.

-SORU: Endometriozis tedavisinde hangi yollar vardır?
YANIT: Ağrının semptomatik olarak azaltılması ve hormonların baskılanması ilaçla tedavi yöntemleridir. Cerrahi yöntemde ise endometriozis odakları çıkarılır

Ana Sayfa :: Doktorlarımız :: Birimlerimiz :: Hakkımızda :: İletişim
Bu site Elmas Yazılım tarafından hazırlanmıştır - 2004 © Tüm hakları saklıdır.