Yumurtalık Kanseri

YUMURTALIK (Over) KANSERLERİ

Geç bulgu verdikleri için genellikle kanserin ilerlemiş dönemlerinde yakalanır. Bu nedenle, yumurtalık kanserleri en şanssız ve ölüme en sık yol açan jinekolojik kanserlerin başında gelir. Kadındaki tüm kanserlerin %4’ünü oluşturur. Genital (kadın üreme organları) kanserlerin ise yaklaşık dörtte biridir. Ancak, genital kanserlerden ölümlerin yarıya yakın sebebidir. Her yaşta görülür ancak, daha çok ileri yaşlarda menopoz sonrasında görülür. Genç kızlar ve kadınlarda da yumurtalık kanseri nadir de olsa görülür ancak bunlar daha çok germ hücreleri denilen eşey hücrelerinden kaynaklanan kanserlerdir.

Bazı tip yumurtalık tümörleri daha iyi seyirli ve tedavi şansı yüksektir. Buna karşın bazı tipler daha kötü seyirlidir. Ancak hangi tip olursa olsun erken tanı hastalığı yenme ve yaşam şansını artırır. Örneğin Evre 1-2 olarak adlandırdığımız hastalığın sadece yumurtalıkta sınırlı olduğu hastalarda tedavi şansı %80’lere ulaşırken Evre 3-4 gibi tümörün metastaz (sıçrama) yaptığı hastalarda şans %10-20’lere kadar düşer. Bu yüzden kadınların yılda bir kez jinekolojik kontrolden geçmeleri erken tanı ve dolayısıyla hastalığın tamamen iyileşme şansını artıracaktır.

Sebepleri ve Risk Faktörleri

Yumurtalık kanserine neyin sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir ancak, bazı risk faktörleri yumurtalık kanseri riskinin görülme sıklığını artırabilir. Genetik faktörler, çevresel faktörler ve hormonal faktörler yumurtalık kanseri gelişiminde suçlanmıştır.

Ailesinde meme ya da over kanseri olanlarda over kanseri riski artar. Son yıllarda bazı genlerdeki değişikliklerin over kanseri riskinde artışa yol açtığı gösterilmiştir. Bu genleri taşıyan ailelerde risk artar. Bu nedenle, anne, kızkardeş, teyze, anneanne gibi yakın akrabalarda yumurtalık ve/veya meme kanserleri birden fazla kişide görülüyorsa yüksek risk taşıyan bu kadınların daha sıklıkla jinekolojik kontrolden geçmesi gerekir. Özellikle, bu hastalıklar ailede erken yaşlarda görülmüşse risk daha da artabilir.

Yumurtlamayı artırıcı ilaçları kullananlarda risk bir miktar artar. Buna karşın doğum kontrol hapı kullanımı riski azaltır. Hiç gebe kalmamışlarda risk artar buna karşın doğum yapanlarda risk azalır.

Belirti ve Bulgular

Daha önce de söylendiği gibi over kanserleri geç bulgu verirler. Şikayetler çoğu zaman nonspesifiktir yani çok özgün, tipik bir bulgusu yoktur. Örneğin karın ağrısı, şişkinlik, mide-barsak şikayetleri gibi çok çeşitli hastalıklarda hatta bazen normalde de görülen çok spesifik olmayan şikayetler bulunabilir. İlerlemiş olgularda, karından ele gelen kitle, aşağı doğru basınç hissi, karında sıvı birikmesine (bu durum assit olarak adlandırılır) bağlı karın şişliği, çevredeki organlara bası yapmasına bağlı idrar ve barsak şikayetleri görülebilir.

Bazı yumurtalık kanserleri hormon salgılayabilir. Buna bağlı adet düzensizlikleri olabilir. Bazı yumurtalık tümörlerinde de erkeklik hormonu salgılanabildiğinden tüylenme, erkek tipi saç dökülmesi bile görülebilir. Hastaların en sık başvuru nedeni assit oluşumuna bağlı karın şişliğidir. Çoğunlukla assit oluştuğunda ileri evrelerdedir.

Tanı

Over kanserinin erken tanısı için yapılabilecek en iyi şey yıllık rutin jinekolojik muayenelerin ve ultrasonların yapılmasıdır. Bu durum bile her zaman tanıyı koydurmaz, ancak şüpheli durumlarda daha ileri araştırmalar yapılarak erken tanı koyma şansı artar. Şüpheli durumlar, muayenede ele kitle gelmesi ya da ultrason ile overlerde kist ya da kitle görülmesidir.

Overde kist görülmesi bunun her zaman kanser olduğu anlamına gelmez. Hatta üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin çoğu aslında tümöral olmayan basit kistlerdir. Bunların bir çoğu hiç bir şey yapılmasa bile kendi kendine kaybolacaktır. Önemli olan nokta ultrasonda ya da muayenede yumurtalıkta bir kist tespit edildiğinde bunun tümöral mi yoksa basit kist mi olduğunun ayırt edilmesidir. Bu nedenle henüz adetten kesilmemiş hastalarımızın herhangi bir şekilde yumurtalıklarında kist saptandıysa panik olmamaları gerekir, ancak mutlaka doktorunuz tarafından ileri değerlendirmelerin yapılıp olası tümöral kist veya basit kist ayırımı yapılmalıdır.

Menopozdaki kadınlarda ve adet görme çağı öncesi genç kızlardaki her türlü kist ise tümöral kist olarak değerlendirilmelidir.

Tümöral olduğu şüphelenilen over kist ve kitlelerinin ileri araştırmalarında kanda tümör belirteçlerine bakılır. Bazı tümör belirteçleri (özellikle CA 125) bazı over tümörü tiplerinde yüksek bulunur. Ancak, CA125 ve diğer tümör belirteçlerinin yüksekliği her zaman kitlenin kanser olduğunu göstermeyeceği gibi tümör belirteçlerinin düşük olması da kanseri ekarte etmez. Tümör belirteçleri dışında doppler ultrasonografi de kan akım değişikliklerini göstererek iyi huylu ve kötü huylu tümör ayırımında yardımcı olabilir.

Ancak tüm bu yöntemler yardımcı yöntemlerdir. Hiç biri kesin tanı koydurmaz. Tümöral olduğu düşünülen (ister iyi huylu ister kötü huylu olsun) kist ve kitleler ile ayırım yapılamayan olgularda cerrahi yapmak ve ameliyat sırasında patolojik örnek biyopsi almak kesin tanıyı koydurur.

Ancak, kist varlığında tümör belirteçleri ve doppler incelemeleri normal ise ultrason ve muayene ile tümöral olduğunu düşündüren hiç bir bulgu yoksa ve kist 8 cm’den küçük ise bir süre takip edilebilir. Takip sırasında küçülme veya kaybolma olmuyorsa ameliyat yapılması tercih edilir.

Tedavi

Over kanserinin tedavisi cerrahidir. Bazı kanser türlerinde ileri evrelerde ameliyat önerilmezken over kanserinde hangi evrede olursa olsun hastanın ameliyat edilmesi ve kitlenin ilk ameliyatta mümkün olduğu kadar çıkarılması gereklidir. Ancak, bazı durumlarda kitlenin çıkarılması hayati organlara zarar verme riski taşıyorsa önce kemoterapi (ilaç tedavisi) ile kitlenin küçültülmesi sonra tekrar ameliyata alınarak kitlenin çıkarılması gerekebilir. Cerrahi sırasında eğer yayılım yoksa kemoterapi gerekmeyebilir ancak, yayılım olan olgularda kemoterapi bazen de radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanmalıdır.

Cerrahi de sadece tek yumurtalık alınabileceği gibi rahim, yumurtalıklar ve rahim tamamen de alınabilir.


Hastanemiz jinekolojik onkoloji polikliniğine genellikle kanser şüphesini ekarte etmek amacıyla hastalar refere edilir. Ancak, jinekolojik onkoloji polikliniğine gönderilen her hasta kanser değildir ve hatta bunların çoğunda kanser saptanmaz. Bu yumurtalıkta rastlanan kist ve tümörler için daha da doğrudur.

Konusunda uzman doktorlar tarafından değerlendirilme yapılması ve şüpheli durumlarda gecikmeye mahal tanımadan en doğru yaklaşımla gerekli tedavilerin ve girişimlerin gerçekleştirilebilmesi nedeniyle jinekolojik onkoloji polikliniğimize başka birimlerden refere edildiğinizde gecikmeden başvurmanız sizin için en doğrusu olacaktır.

Paylaş :