|
|
|
|
| TÜP BEBEK ve MİKROENJEKSİYON |
|
Tüp bebekle ilk sağlıklı doğum 1978 yılında gerçekleşmiş ve İngiltere'de Louise Brown bu yöntemle doğmuştur. Klasik IVF uygulaması kadından alınan yumurtalarla erkekten alınan spermlerin uygun kültür ortamı içerisinde birleştirilmesi ve döllenme gerçekleştikten belli bir süre sonra kadın rahmine yerleştirilmesi işlemidir. Tüp Bebek vücut içinde değil de, laboratuar ortamında bir araya getirilen spermin yumurtayı döllemesini ifade eder. İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) veya mikroenjeksiyon ise, erkekten alınan spermlerin doğrudan yumurtanın içine enjekte edilmesi ve yine döllenme gerçekleştikten belli bir süre sonra kadın rahmine yerleştirilmesi işlemine verilen isimdir.Bu şekide vücut dışında elde edilen döllenmiş yumurtaların (embryo) belirli bir süre özel besleyici sıvılar (kültür ortamı) içerisinde tutularak bölünmeye başlamaları beklenmekte ve daha sonra gelişen embriyolar normal gelişimini sürdürebilmeleri amacıyla rahim içine yerleştirilmektedir.
ICSI işlemi sırasında spermin yumurta içine bırakılması.
Tüp bebek gerekçelerini sıralarsak:
Yumurtalık kanalları olmayan veya herhangi bir nedenle tıkalı olan kadınlar,
gebe kalmak için geçirdiği cerrahi girişimleri başarısız olanlar ve cerrahinin çok riskli olduğu kadınlar, erkekten kaynaklanan nedenlerle çocuk sahibi olamayan çiftler, çocuk sahibi olamama nedeni; endometriyozis, rahim ağzının sperm hareketlerini bozması (servikal faktör), yumurta kistlerinin çatlamaması , nedeni belirlenememiş infertilite olanlar, immünolojik infertilite problemi olanlar, tekrarlanan 4-6 aşılamada (inseminasyon ) gebelik elde edilememiş veya yaşı 35' in üzerinde olan infertil kadınlar da yapılabilir.
|
|
|
| DOKTORLARIMIZ |
- Doc.Dr. Havva ORAL
- Op.Dr. Utku ÖZCAN
- Doc.Dr. Cavidan GÜLERMAN
- Doc.Dr.Mustafa UĞUR
- Doc.Dr.Gülnur ÖZAKŞİT
- Doc.Dr.Muammer DOĞAN
- Prof.Dr.Erdal KAYA
- Op.Dr.Atike Bilge ŞENER
- Op.Dr.Tülin ÖZDENER
- Op.Dr.Şenol KALYONCU
- Op.Dr.Okan YENİCESU
- Op.Dr.Reşide ÖNALAN
- Op.Dr. Berna SEÇKİN
- Op.Dr.Figen TÜRKÇAPAR
- Op.Dr. Esra TONGUÇ KESER
- Op.Dr. Rana KARAYALÇIN
- Op.Dr. Turgut VAR
- Op.Dr. Özlem MORALOĞLU
- Op.Dr. Süleyman ESERDAĞ
- Op.Dr. Dilek UYGUR
- Op.Dr. Arzu ÖZEL
- Op.Dr. Sevtap KILIÇ
|
| YUMURTALARIN GELİŞTİRİLMESİ |
|
Tüp bebeğin hazırlık aşaması; bazı kan tetkiklerini, kültürleri, histerosalpingografi-rahim filmini, hormonal incelemeleri, doktor muayenesini, ve bilgilendirmeyi kapsar. Bütün testlerin genellikle IVF uygulaması başlamadan tamamlanması gerekir. Böylece önceden saptanabilecek bir problemin, IVF işlemini etkilemesi önlenebilecek ve çiftin bu konuda bilgilendirilmesi sağlanabilecektir. İnfertil ailenin ilk görüşmeye birlikte gelmesi , tedavinin seçiminin yapılması ve kararların ortak olarak alınması açısından son derece önemlidir. Erkeğin, spermiyogram yapılabilmesi için 3 - 5 günlük cinsel perhizle gelmesi özellikle önemlidir.
Hastanın tıbbi geçmişi ile ilgili bilgi topladıktan sonra hastaya vajinal muayene yapılır. Kadına adet düzeni, adetlerinin ağrılı olup olmadığı, adet kanamasının miktarı, varsa önceki gebelikleri ve geçirdiği operasyonlar dahil birçok konuda sorular sorulur. Erkekten ise genital travma, operasyon, enfeksiyon, kullandığı ilaçlar ve geçirdiği hastalıklar hakkında bilgi alınır.
Tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırmak için, her sağlıklı kadında ayda bir tane oluşan yumurta sayısını arttırmak gereklidir. Bu nedenle yumurtalıklarda daha fazla sayıda yumurta geliştirecek ilaçlar kullanılır. Doktorun muayenesi ve tetkikleri değerlendirmesinden sonra hastaya özel dozlarda düzenlenmiş bir ilaç listesi ve kullanma şeması verilir. Tedavi protokolünü; yaş, daha önceki tedavi öyküsü, daha önceki tüp bebek uygulamalarındaki sonuçlar ve adetin 2. veya 3. gününde bakılmış olan hormon düzeyleri (FSH,E2) etkiler.
Tedavinin ilk aşamasında genellikle bir önceki adetin 21. gününden itibaren olmak üzere yumurtalıkları baskılamak için GnRH analogları denilen bir grup ilaç burun spreyi ya da ciltaltı iğne şeklinde kullanılır. Bu ilaclar kullanılırken görülen adetle birlikte yumurtalıkları uyarıcı ilaçlara başlanır ve bunlar ortalama 9-12 gün süreyle kullanılır. Bu arada yumurtalıklardaki gelişen yumurtalar sık aralıklarla yapılan ultrasonografik ve hormonal incelemelerle izlenir. Tüm bulguları değerlendiren doktor, yumurtaların toplanması için en uygun zamanı belirler. Yeterli büyüklüğe erişen yumurtaların olgunlaşması için hCG (human chorionic gonadotropin) adlı ilaç belirtilen saatte uygulanır ve 33 - 36 saat sonrasında yumurta toplama işlemi yapılır. Ortalama % 10-20 kadında işlemin; yetersiz yumurta gelişimi, erken yumurtlama, hormonlarda istenmeyen değişiklikler gibi çeşitli nedenlerle yumurta toplama aşamasından önce sonlandırılması ve tedaviye son verilmesi gerekmektedir.
| ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİLERDE KULLANILAN İLAÇLAR |
|
Follitropinler (Puregon, Gonal, F, gibi ilaçlardır) çok ileri teknolojiler kullanılarak (DNA rekombinasyonu) üretilirler. İçinde FSH bulunan bu ilaçlar laboratuar ortamında doku kültürlerinde oluşturulurlar. Diğerlerine göre daha yeni ilaçlardır. Her ampuldeki ilaç dozları standarttır ve cilt altı veya kas içine enjeksiyonla kullanılabilirler.
Lutropin ( Luveris) İçinde rekombinant LH bulunur.
Menotropinler (Pergonal, Menagon gibi ilaçlardır) FSH ve LH hormonlarının saflaştırılmaları ile elde edilirler. Saflaştırmada, menopozdaki kadınların idrarları kullanılır. İlaçlar kas içine enjeksiyonla kullanılır.
Her iki gruptaki ilaçların yan etkileri ise ;
GnRH Analogları (Lucrin, Decapeptyl, Suprecur, Suprefact, Synarel,)
Bu ilaçlar tipine göre burun yolu ile (intranazal),veya cilt altı (subkutan) enjeksiyonlarla kullanılırlar. Yumurtalıklardaki folliküllerin istenilen zamandan önce olgunlaşma ve atılmalarını engellerler. Lokal cilt reaksiyonları (kızarıklık v.b.), baş ağrısı, sıcak basmaları ve psikolojik değişiklikler gibi yan etkileri olabilir. Tüm yan etkiler ilaç kesildikten bir süre sonra düzelir.
GnRH antagonistleri (Cetrotide, Orgalutron )
GnRH analoglarının yerine kullanılmak üzere geliştirilen ilaçlardır. Özellikle Yumurtalıkların fazla uyarılması sendromu (OHSS ) olasılığını azaltırlar.
hCG (Pregnyl, Profasi, Choregon )
Genelde yumurta toplama işleminden 33-36 saat önce uygulanır. Yalnız kas içine ve hem kas içine hem de cilt altına uygulanabilen preparatları vardır. Yumurtaların olgunlaşmasını sağlar.
r-hCG (Ovitrelle ) Rekombinant teknoloji ürünüdür. hCG içerir.
Progesteron (Crinone, Progestan, Cyclodel)
Doğal bir hormon olup döllenmiş yumurtaların (embriyoların) rahim içine tutunmalarına yardım eder. Görülebilen yan etkileri; göğüslerde hassasiyet, baş ağrısı, bulantı, sıvı tutulması, halsizlik, ruh halinde değişiklik, depresyon, vajinal kullanımda ise bunlara ek olarak vajinal kaşıntı ve tahriş hissidir. Eğer daha önceden damarda kan pıhtılaşması, emboli ya da tromboflebit öyküsü varsa kullanılmaları özel dikkat gerektirir.
|
| Tedavi Sırasında Gelişebilecek Yan Etkiler |
|
Yumurtalıkların fazla uyarılması sendromu (OHSS ): Bu sendromun gelişme riski, tedavi sırasında yumurtalıklarda gelişen follikül sayısı ve serumdaki östradiol hormonunun yüksekliği ile doğru orantılıdır. Hafif, orta, şiddetli gibi değişik şiddetlerde oluşabilir.
Hafif ve orta şiddette olan OHSS'da karında şişkinlik, yumurtalıklarda büyüme, rahatsızlık hissi, kilo artışı ve bulantı mevcuttur. Yaklaşık % 10 oranında görülür. Şiddetli formunda ise karın aşırı derecede şişer, şiddetli karın ağrısı, aşırı kilo artışı, nefes darlığı, idrar miktarında azalma, bulantı ve kusma görülür. Görülme sıklığı % 3'den daha azdır. Bu durumda yakından izlem ve bazı tedaviler için genelde hastaneye yatış gereklidir. Bu form çoğunlukla gebeliğin olduğu hallerde görülür ve tablonun düzelmesi beklenenden uzun sürebilir. Bazen şiddetli OHSS'den kaçınmak için tüm embriyolar dondurularak ileride transferi düşünülebilir.
Çoğul gebelik Tüp bebek uygulamaları sırasında çoğul gebeliklerin oluşumu bir çok faktöre bağlıdır. Yaş, ilaçlara verilen yanıt, embriyo kalitesi, rahim içine yerleştirilen embriyo sayısı ve önceden düşünülemeyen bazı faktörler çoğul gebelik riskini belirler.
Diğer yakınmalar : Enjeksiyon alanına ait yakınmalar (ağrı, kızarıklık), baş ağrısı ve yorgunluktur.
|
|
|
|
|
| YUMURTALARIN TOPLANMASI (OPU) |
| Yumurta toplama işlemleri vajinal yoldan yapılan ultrasonografi yardımıyla (transvajinal ultrasonografi) gerçekleştirilir. Diğer girişim yolları ise; laparoskopi ya da transabdominal ultrasonografi yardımıyladır ki hemen hemen terkedilmişlerdir. Transvajinal metodta yumurtalıklar, vajene yerleştirilen bir ultrasonografi probu ile görüntülenir
Vajen duvarından geçerek yumurtalığa doğru ilerletilen bir iğne aracılığı ile buradaki folliküllerin içindeki sıvı aspire edilir. Bu sıvı ile birlikte gelen yumurta mikroskop altında bulunarak toplanır. Bu işlem genelde 20-30 dakika sürer
GnRH analogları folliküllerin beklenenden önce çatlamasını engellemek için kullanılırlar. Ancak ender olarak bunu başaramayabilirler ve folliküller yumurta toplanması işleminden önce çatlar ve yumurtalar karın boşluğuna dağılır. Bu olaya kendiliğinden yumurtlama (spontan ovulasyon) denir. Bu durumda uygulama iptal edilir.
Hastaların işlem sırasında rahatlaması için çeşitli ilaçlar kullanılır. Ya
b ilinçli sedasyondenilen yöntemle hastaya damar yolu bazı ilaçlar verilir. Böylece hastada hafif bir uyku hali sağlanırken, işlem sırasında oluşabilecek rahatsızlık hissi minimuma indirilir. Hasta, çevresinin ve yapılan işlemin farkında olabilir. Diğer bir yöntemde, damar yoluyla genel anestezik ilaçlar kullanılarak uygulanır. Hasta tam bir uyku halindedir ve çevresinde olanlardan habersizdir. Bu tip anestezide genelde solunumu sağlamak için solunum yoluna tüp yerleştirilmesi (entubasyon) gerekli değildir.
|
|
|
| SPERMİN ALINMASI |
| Yumurtaların toplandığı gün, döllenme işleminde kullanılmak üzere laboratuara sperm örneği verilir. Laboratuvarda döllenme işleminde kullanılacak sperm örneği içindeki sperm hücreleri, çeşitli yöntemlerle ayrılır. Daha iyi hareket edenleri seçilir ve diğer sperm sıvılarından arındırılır. |
|
|
| YUMURTALARIN DÖLLENMESİ |
| Toplanan yumurtalar mikroskop altında değerlendirilir, her biri olgunluklarına göre derecelendirilir. Yumurtanın olgunluğu onun döllenebilme kapasitesini belirler. Daha sonra uygulanmaya karar verilmiş yönteme göre sperm ile buluşturulur. |
|
|
| TÜP BEBEK (IVF): |
| Bu tedavide başlangıçtan beri kullanılan bir yöntemdir. Toplanan yumurtalar özel yöntemlerle hazırlanmış belli sayıdaki sperm hücresi ile özel kültür sıvıları içinde bir araya konularak anne vücut ortamına benzeyen cihazlarda bekletilirler. Bu işleme, inseminasyon denir. |
|
|
| MİKROENJEKSİYON (ICSI ): |
| İlk kez 1992 yılında Belçika'da uygulanmış bir yöntemdir. Özel bir mikroskop ve mikromanüpilatör denilen aletler yardımı ile çok ince bir iğne içine alınan tek bir sperm hücresi , yumurtanın içine enjekte edilir. Böylece sperm sayısı çok düşük, sperm hareketleri yetersiz, sperm şekli bozuk olan infertil erkeklerin spermleri ile döllenme ve çocuk sahibi olabilme şansı yakalanabilmektedir .
Sperm analizinde hiç sperm hücresi olmayan erkeklerde eğer yumurtalıkta cerrahi girişimle (TESE) hücre bulunursa, mikroenjeksiyon ile çocuk sahibi olabilme şansı olabilir. 1993 de geliştirilen bu yöntemde sperm sayısı aşırı derecede düşük olan erkeklerin bu durumu genetik yapılarından kaynaklanıyorsa, mikroenjeksiyon ile bu durumun erkek çocuklarına aktarılma olasılığı vardır. Bu nedenle daha iyi bir bilgilendirme ve genetik danışmanlık gerekebilir. Ayrıca doğumsal olarak erkeğin sperm kanallarının olmaması durumları başka bazı genetik hastalıkla birlikte olabilir ve yine genetik inceleme faydalı olabilir.
Tüp bebek veya mikroenjeksiyon sonrası yumurtalar, işlemlerden 16-20 saat sonra incelenerek döllenmenin meydana gelip gelmediği saptanır.Döllenmiş ve en az iki hücre aşamasına gelmiş yumurtalar artık embriyo adını alırlar.. Ortalama olarak, toplanan yumurtaların %50 - 70'i döllenir. Eğer yumurtaların tümünde ya da büyük bir kısmında döllenme oluşmamışsa yeni bir inseminasyon için girişim yapılabilir. Bu nedenle, erkekten yalnızca yumurta toplandığı gün değil, bazen ertesi günde sperm alınabilir
|
|
|
| EMBRİYO TRANSFERİ |
G enellikle yumurta toplanmasından üç gün sonra yapılır. Ama bazen 5. - 6. güne kadar geciktirilebilir.Transfer için normal gelişen embriyolar seçilir. Önerilen çoğunlukla 2-3 embriyonun transferidir. Çok sayıda embriyo transferi, çoğul gebelik ile sonuçlanabilir. Yeterli gelişim gösteren embriyolar transfer sonrası artarsa dondurulabilir.
Transfer işlemi oldukça kolay ve ağrısız bir uygulamadır. İçinde embriyolar bulunan ince özel bir kateter, muayene pozisyonundaki kadının rahim ağzından geçilerek rahim içine yerleştirilir. Kateter içindeki embriyolar enjektör yardımı ile rahim içine püskürtülür. Transfer sırasında ultrasonografi yardımı ile rahmin görüntülenmesi başarıyı arttırabilmektedir. İşlem ortalama 5-15 dakika kadar sürer
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| TÜP BEBEKDE YENİLİKLER |
Assisted Hatching (Embryo tranşlama) Nedir?
Destekli yerleştirme embriyoların dış zarının inceltilerek rahim içine tutunma olasılığının artırılmasıdır. E mbriyoları çevreleyen zar üzerinde delik açılmakta veya zar inceltilmektedir. Bu işlem kimyasal, mekanik veya laser ile yapılabilir. Kliniğimizde mekanik yöntem uygulanmaktadır .Yöntemler arasında başarı anlamında bir fark yoktur.Embryoların rahim iç duvarına tutunma şansını artırarak gebelik oranını arttırdığı düşünülen bu tekniğin her hastada kulanılması gereksizdir .
Kimlere Uygulanır ?
• 38 yaş üzeri
• Daha önce başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek uygulaması olan
• Embriyo dış zarı 15 mm. den daha kalın olan
• FSH değeri yüksek olan
• Embriyo kalitesi kötü olan veya embryolarının bölünme hızı yavaş olan hastalar.
BLASTOKİST TRANSFERİ
Embryo sayısı fazla olan kişilerde embriyoların 2 ya da 3. gün aşamasında transfer edilmeyerek laboratuar ortamında blastokist aşamasına kadar gelişimlerinin izlenmesi ile daha sağlıklı olan embriyoların seçilebilmesi olanaklıdır. Blastokistlerin rahim duvarına tutunma olasılıkları çok daha yüksek olduğundan daha az sayıda blastokist transferi ile çoğul gebelik riski artırılmadan daha yüksek gebelik oranı elde edilebildiğini gösterir bir çok çalışma vardır.
SPERMATİD ENJEKSİYONU
TESE işlemi ile yumurtalarda olgun sperm bulunamazsa olgunlaşmamış hücreler olan spermatidlerin varlığı araştırılmakta ve spermatidler kullanılarak mikroenjeksiyon işlemi yapılabilmektedir. Uzun ve daha çok olgunlaşmış spermatidlerin enjeksiyonu ile gebelik şansı mevcuttur. Henüz tam olgunlaşmamış yuvarlak spermatidlerin enjeksiyonu ile elde edilen sonuçlar son derece başarısızdır. Dünyada henüz deneme aşamasında olan bu işlemle elde edilen gebelik sayısı birkaç taneyi geçmemektedir.
EMBRYO DONDURULMASI
Embriyo dondurma transfer sonrası artan uygun kalitedeki embriyolara uygulandığı gibi, şiddetli OHSS riskinin yüksek olduğu durumlarda tüm embriyoların daha sonra transferi için saklanmasında da kullanılabilir. Dondurma işlemi erken veya geç embriyo aşamasında yapılabilir. Dondurulmuş embriyoların kullanıldığı sikluslarda yumurtaların geliştirilmesi ve toplanması işlemlerine gereksinim olmaz. Rahim içi zarı hormonlarla hazırlanabileceği gibi, düzenli yumurtlayan kadınlarda ilaç kullanmadan uygun günün saptanması ile de embriyo transferi yapılabilir. Programlanabilen bir cihaz içinde dondurulan embriyolar, sıvı azot içeren tanklarda saklanırlar. Ama böyle saklanan embriyoların canlı kalmaları kesin değildir. Bu durum ancak çözüldüklerinde anlaşılır. Embriyolar yaşamıyorsa transfer edilmez. Bu embriyoları istenilen süre kadar saklamak mümkündür. Kliniğimizde dondurulan embriyolar hastanın isteğine göre 1-3 yıl arasında saklanmaktadır.
| ERKEKLERDE UYGULANAN YÖNTEMLER |
Erkeğin semeninde hiç sperm yoksa (azoospermi) bu durumdaki erkeklerde testis dokusu içerisinde ya da spermi taşıyan kanallarda sperm bulunma olasılığı vardır. Yapılan muayene ve çeşitli tetkikler sonrası testis dokusu ya da kanallar içerisinde sperm bulunma olasılığı olanlarda, testis ya da kanallardan elde edilen spermlerin kullanımı ile mikroenjeksiyon işlemi uygulanabilir.
PESA nedir ?
Erkek hastaların bir bölümünde spermlerin dışarıya boşalmasını sağlayan kanallardaki tıkanıklığa bağlı olarak spermin dışarıya boşalamadığı durumlarda ciltten iğne ile epididime girilerek sperm alınmasıdır.
TESA-TEFNA nedir ?
Sperm yapımının yetersiz olduğu ve sperm tahlilinde hiç sperm görülmeyen hastalarda testise bir iğne ile girilerek sperm elde edilmesidir.
TESE (TESTİSLERDEN SPERM ALMA)
Yukarıdaki işlemlerle sperm bulunmayan hastalarda testislerin doğrudan cerrahi yöntemle açılarak alınan doku parçalarından sperm elde edilmesidir. Semende hiç sperm olmayan veya kanallarda tıkanıklık olmayan erkeklerde yumurtalıklardan sperm bulma işlemidir. Alınan spermlerin tümünün hareketsiz olması durumunda da hareketli ya da daha fazla oranda canlı spermler bulabilme umuduyla da bu işlem yapılabilir. TESE kadından yumurta toplanacağı gün ya da bir gün önce uygulanır. Lokal ya da genel anestezi altında testislerden alınan doku örneklerinde sperm olup olup olmadığı araştırılır. Eğer sperm bulunduysa kadının yumurtaları toplanarak mikroenjeksiyon işlemi yapılır. Eğer sperm bulunamadıysa kadının yumurtaları toplanmaz ve tedavi basamaklarına son verilir. Yumurtalıkların aşırı uyarılma riskinin (OHSS) olduğu durumlarda TESE işleminde sperm bulunamasa da, hastanın eşini koruma amaçlı yumurta toplama işlemi yapılabilir.
DONDURULMUŞ SPERM İLE MİKROENJEKSİYON
Kadın işleme hazırlanmadan erkekte biyopsi yapılarak alınan parçada sperm olup olmadığı araştırılır. Alınan parçada sperm gözlenmesi halinde doku dondurularak saklanabilir. Bu aşamadan sonra kadın tedaviye girerek yumurtaların toplanacağı gün veya bir gün önce dondurulan doku çözülerek bulunan spermlerle mikroenjeksiyon yapılabilmektedir. Böylece bir işlemle birden çok deneme yapma şansı doğmakta ve eğer sperm yoksa kadın gereksiz tedavi ve stresle karşılaşmamaktadır. Ama çözme işlemi sonrası, sınırlı sayıda sperm olan olgularda spermin bulunamama riski vardır.
Sperm taşıyan kanalların doğuştan ya da sonradan tıkanması sonucunda semende hiç sperm bulunmaması durumunda erkeklerin kanallarından lokal yada genel anestezi altında mikrocerrahi yöntemiyle (MESA) veya direkt ciltten iğneyle de (PESA) sperm elde edilebilir. Elde edilen spermler daha sonra mikroenjeksiyon işleminde kullanılırlar.
|
|
|
|
|
|
|
PREMPLANTASYON GENETİK TANI
Yakında hastanemizde başlatılacak olan modern bir yöntemdir.
Embriyoların bir hücresi biyopsi ile alınabilmekte ve anne rahmine yerleştirilmeden önce embriyonun cinsiyeti, kromozom yapısı ve bazı gen bozuklukları belirlenebilmektedir. FISH veya PCR gibi tekniklerle yumurtalardan veya değişik aşamalardaki embryolardan biyopsi yapılmakta ve gen defektleri, cinsiyet tayini ve kromozomların sayısal ve yapısal durumları belirlenebilmektedir. Bazı hastaların kullanımına uygun olan bu yöntem; cinsiyetle geçen hastalıklar, kromozom sayı ve yapı bozuklukları gibi durumlarda kullanılmaktadır. Bu yöntemle % 100 sağlam çocuk olacağı söylenemez.
EMBRİYO TUTKALI (EMBRYO GLUE)
Kullanılan kültür ortamlarına eklenen bazı maddelerin embryoların anne rahmine tutunmayı arttırdığı bildirilmiştir. Kullanıma yeni girmiştir. Sonuçları iyileştirip başarı oranlarını artıracağı umulmaktadır
|
Tel: 312 306 57 78 - 79 - 80 |
|
|
|
|